Doğru olumlama nasıl yapılır ?

Sevval

New member
Doğru Olumlama: Kültürler ve Toplumlar Arasındaki Farklı Bakış Açıları

Hepimiz zaman zaman zorluklarla karşılaşırız, değil mi? Peki, bu zorlukların üstesinden gelmek için zihnimizde nasıl bir yol izlemeliyiz? Olumlama, bu konuda önemli bir araçtır. Ancak olumlama nasıl yapılır? Kültürler, toplumlar ve bireyler arasında olumlamaya bakış açısı oldukça farklı olabilir. Doğru olumlamanın ne olduğu ve bunun farklı kültürel bağlamlarda nasıl şekillendiğini incelemek oldukça ilginç ve öğretici bir yolculuk. Bu yazı, doğru olumlamayı farklı kültürler ve toplumlar açısından ele alacak, sizlere farklı bakış açıları sunacak.

Kültürel Dinamiklerin Olumlama Üzerindeki Etkisi

Olumlama, kişinin zihinsel ve duygusal durumunu olumlu bir şekilde etkilemeyi amaçlayan bir yöntemdir. Batı kültürlerinde özellikle bireysel başarıya odaklanılırken, Doğu kültürlerinde daha çok toplumsal uyum ve ilişkiler üzerine yoğunlaşılmaktadır. Bu fark, olumlamaların nasıl şekillendiğini de belirler.

Batı dünyasında olumlama, çoğu zaman bireyin öz-değerini artırmaya yönelik bir araç olarak görülür. Özellikle Amerika ve Avrupa gibi bireysel başarıyı ön plana çıkaran toplumlarda, "ben başarılı olacağım" veya "yeterliyim" gibi bireysel odaklı olumlamalar yaygındır. Psikolojik araştırmalar, bu tür olumlamaların kişilerin kendilerine olan güvenlerini artırdığını ve hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olduğunu göstermektedir (Luthans, 2002). Batılı toplumlarda olumlama, daha çok bireysel gelişim ve özgürlükle ilişkilendirilir. Buradaki temel anlayış, kendi potansiyelini keşfetmek ve bunun peşinden gitmektir.

Buna karşın, Doğu kültürlerinde olumlama genellikle toplumsal bağlamda şekillenir. Japonya ve Hindistan gibi toplumlarda, bireylerin başarıları genellikle toplumu daha büyük bir bütün olarak düşünerek değerlendirilir. Bu nedenle, olumlama toplumsal uyum, birliktelik ve karşılıklı saygı üzerine odaklanır. "Birlikte güçlüyüz" veya "toplumu daha iyi bir yer yapabilirim" gibi olumlamalar yaygındır. Bu tür olumlamalar, bireyin topluma olan sorumluluğunu hatırlatır ve toplumla uyum içinde olmanın önemi vurgulanır.

Cinsiyet Temelli Olumlamalar ve Toplumsal Etkiler

Olumlama sürecinde erkekler ve kadınlar arasında da farklılıklar gözlemlenebilir. Küresel ölçekte yapılan bazı araştırmalar, erkeklerin genellikle bireysel başarıya odaklandığını, kadınların ise toplumsal ilişkilere ve kültürel etkilerle ilgili olumlamalar geliştirdiğini ortaya koymaktadır (Tannen, 1990). Erkeklerin olumlama sürecinde kendilerine güveni artırma, liderlik özelliklerini öne çıkarma ve bireysel başarıya ulaşma gibi hedefler ön planda dururken; kadınlar, genellikle aile içindeki rollerine, toplumsal bağlarına ve ilişkilerinin gücüne vurgu yapmaktadır.

Özellikle gelişmekte olan toplumlarda, kadınların toplum içindeki yerini pekiştiren olumlamalar sıkça görülür. Kadınlar için “ailemi güçlü tutabilirim” veya “toplumsal sorunlara duyarlıyım” gibi olumlamalar öne çıkar. Bu da toplumsal rollerin ve kültürel bağlamın, bireylerin düşünsel süreçleri üzerinde ne kadar etkili olduğunu gösterir. Öte yandan, erkekler için bireysel güç ve başarı daha fazla vurgulanmaktadır. “Kariyerimde başarılı olacağım” veya “zorlukların üstesinden gelebilirim” gibi olumlamalar, kişisel gücü ve potansiyeli ön plana çıkarır.

Kültürler Arası Benzerlikler ve Farklılıklar

Dünyanın farklı köylerinden, şehirlerinden veya kıtalarından insanlara baktığınızda, olumlamaların hem benzer hem de farklı yönlerini görmek mümkündür. Batı toplumlarında daha bireyselci bir yaklaşımla yapılan olumlamalar, Doğu kültürlerinde daha kolektif bir yaklaşımla birleşir. Ancak, her iki yaklaşımdaki ortak tema, bireyin kendini geliştirme çabasıdır.

Kültürler arası bu farklar, sadece bireysel ve toplumsal bakış açılarıyla ilgili değil, aynı zamanda yaşam biçimleri ve değer sistemleriyle de ilgilidir. Batıda daha çok hedef odaklı bir yaşam tarzı varken, Doğu toplumlarında daha çok yolculuğun kendisi, sürekli öğrenme ve bir arada var olma üzerine olumlamalar yapılmaktadır.

Örneğin, Güney Kore’de başarılı olmanın toplumsal açıdan büyük bir anlamı vardır ve başarı, aile onuru, toplumun desteği gibi faktörlerle birleşir. Burada "ben başarılı olacağım" cümlesi değil, "toplumum için başarılı olacağım" cümlesi daha fazla yer bulur. Öte yandan, Amerika’da bu tarz bir olumlama daha az yer bulur çünkü bireysel başarı daha çok ön planda tutulur.

Olumlamaların Küresel Dinamikleri ve Geleceği

Sonuçta olumlama, küresel anlamda hepimizin ortak bir ihtiyacı olarak karşımıza çıkıyor: Zihinsel ve duygusal sağlığımızı iyileştirmek, potansiyelimizi en üst düzeye çıkarmak. Küresel dinamikler, bu olumlamaların şekil bulmasında önemli bir rol oynuyor. Dijitalleşme ve küreselleşme sayesinde, artık dünya çapında farklı kültürlere ait olumlama biçimlerini daha rahat gözlemleyebiliyoruz. Kültürel etkileşimler, insanların olumlama yöntemlerini çeşitlendiriyor ve bu da daha geniş bir perspektif kazandırıyor.

Peki, siz olumlamalarınızı nasıl yapıyorsunuz? Başarıya mı odaklanıyorsunuz, yoksa toplumsal ilişkilerinizin güçlenmesini mi istiyorsunuz? Kültürünüz ve toplumunuz bu süreci nasıl şekillendiriyor? Olumlamalarınızı nasıl bir biçimde yapmak, sizin için daha verimli olabilir?

Kaynaklar:

Luthans, F. (2002). The Need for and Meaning of Positive Organizational Behavior. *Journal of Organizational Behavior, 23(6), 695-706.

Tannen, D. (1990). *You Just Don’t Understand: Women and Men in Conversation. William Morrow Paperbacks.